Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) hazırlanıyor.
İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Ankara’daki İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda ‘Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi başlıklı bir panel düzenledi.
Panelde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin iklim politikalarını özetledi.
Burhanettin Duran, iklim krizinin etkilerinin görülmeye başlandığını vurgulayarak ülkeler arasındaki sosyal adalet gereksiniminin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Duran, konuşmasında ayrıca küresel sıcaklık artışları, aşırı hava olayları, ekosistem dengesi, doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve Sıfır Atık çalışmaları gibi konuları da ele aldı.
“2053 HEDEFİMİZ, İKLİM KRİZİYLE MÜCADELEDEKİ KARARLIĞIMIZI GÖSTERİYOR”
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine de değinen Duran, şu ifadeleri kullandı:
Sayın misafirler, biz Türkiye olarak iklim değişikliğiyle mücadelede bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz.
2021 yılında Paris Anlaşması’nı onayladık.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2053 net sıfır emisyon hedefi ise iklim kriziyle mücadeledeki kararlılığımızı sergilemektedir.
“ENERJİ VERİMLİLİĞİNİN ARTIRILMASI ÖNCELİKLİ POLİTİKALARIMIZDANDIR”
Bu hedefler doğrultusunda enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, sanayide karbon ayak izlerinin azaltılması, sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve doğal alanların korunması öncelikli politika alanlarımız arasında yer almaktadır.
“30 MART’IN SIFIR ATIK GÜNÜ İLAN EDILMESI ÜLKEMIZIN BAŞARISIDIR”
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık hareketi iklim mücadelesine önemli katkılar sunmaktadır.
Türkiye’nin öncülüğünde 105 ülkenin desteğiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesi ülkemizin bu alandaki başarısını gözler önüne sermektedir.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin sıfır atık yaklaşımının küresel bir norma dönüşmesi Türkiye’ye iklim diplomasisinde özgün bir yumuşak güç kazandırmaktadır.

“ANTALYA’DA HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZA RAHMET DILIYORUM”
COP 31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a programımıza katıldıkları için teşekkür ediyorum. Panelimize fikirleriyle katkıda bulunacak değerli panelistlerimize şimdiden teşekkür ederim.
Pannelerimizin ülkemiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Konuşmama başlamadan önce Antalya’nın Kepez ilçesindeki hortumda hayatını kaybeden dört vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
“IKLIM SORUNLARININ SINIR TANIMAYAN BIR DOGASI VAR”
Bakanım ve saygıdeğer katılımcılar; iklim sorunlarının sınır tanımayan bir doğası bulunmaktadır.
Biyoçeşitlilik kayıpları, okyanus kirliliği, çölleşme gibi pek çok büyük mesele üzerinde duruyoruz. Küresel ısınma ve atık yönetimi gibi konular da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Tüm bu sorunlar devletlerin kendi ulusal kaynaklarıyla çözebileceği bir ölçeğin çok ötesine geçti. Bu nedenle “iklim diplomasisi” kavramını kullanıyoruz.
“IKLIM DIPLOMASISI KITABIMIZIN BU SUREÇLER KATKI SAGLAMASINI TEMENNI EDIOYORUM”
Hükümetlerin politikaları ancak uluslararası müzakere ve işbirliği ile anlam kazanacaktır. Bugün burada dış politikamızın önemli meselelerinden birini ele alıyoruz. Hazırladığımız İklim Diplomasisi kitabı da bu alandaki ihtiyaçlara yanıt vermeyi amaçlamaktadır.
Eserimizin ülkemizin iklim alanındaki tecrübesini ve vizyonunu bir araya getirerek çalışmalara katkıda bulunmasını umuyorum. Tabii ki hazırlığında emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum..